İletişim    Yönetim     Amacımız     Yardım    Gizlilik     Türk Dünyası     Fikir Meydanı   
  Ana Sayfa
  Aydınlar Ocakları
  Tüm Yazarlar
  Yayınlar
  Şuralar
  Basın Açıklamaları
  Fotoğraflar
  Basından Seçmeler
  Konferanslar
  Aydınlar Ocağının Basındaki Akisleri
  Yeni Yayınlar
 
     Prof. Dr. Turan Yazgan

Devlet ve Ordu
Devlet, kamu hizmetlerini görmek üzere milletin teşkilatlanmış şeklidir. Kamu hizmetini en iyi halk tarif etmiştir: “Allah muhtaç etmesin, eksikliğini de göstermesin”. Burada iki kıstas bir arada yer almaktadır. Kamu hizmetine muhtaç olmak şanssızlıktır. Allah hiç kimseyi bu hizmete muhtaç etmesin. Fakat, kaçınılan, istenmeyen bu hizmetin de asla eksik olmaması gerekir. Yani hizmet her zaman hazır olmalıdır, ne sebeple olursa olsun bu hizmete muhtaç olanlara sunulmalıdır.
Bu güzel halk tarifine göre, “Ordu” istenmez. Fakat vatana bir taarruz olursa diye ordu mutlaka mevcut ve Vatanı korumaya hazır olmalıdır. Aksine bir durum vatanın işgali, milletin kırılması, istiklalin ve hürriyetin sona ermesi, esaretin başlaması... demektir. O halde Allah bize bir saldırı göstermesin, kimse vatanımıza göz dikip, sınırlarımızı delmeye kalkışmasın, ama böyle bir durum olursa, varolması gereken ordumuz bunu püskürtsün. Allah ordumuzun eksikliğini, güçsüzlüğünü göstermesin. İşte ordunun hizmeti bir kamu hizmetidir ve devlet görevidir.
Allah hiç kimseyi hakime muhtaç etmesin. Fakat herhangi bir sebeple suçluyla karşılaşırsak, haksızlığa, tecavüze uğrarsak hakimin eksikliğini göstermesin. Aksi halde hak aramak için kendi gücümüze ihtiyaç olur. Bu da anarşi doğurur, ülkede güven bırakmaz. Herkes her an diken üstünde yaşar, güçlünün haklı olduğu, haklının ezildiği bir cemiyet ortaya çıkar. O halde Allah bizi hakime muhtaç etmesin, ama muhtaç olursak, hakim suçluya cezasını, haklıya hakkını versin. İşte bu hizmet bir kamu hizmetidir ve devlet görevidir.
Bütün hizmetler bu ölçülere göre değerlendirilebilir. Devletin gücü, yukarıda verdiğimiz biri dıştan, biri içten gelecek ve gerçekten tam bir bela olarak vasıflandırılabilecek tehlikelere karşı, bu belaları başımıza getirecek olanların caydırılma derecesinden ve caymayanlara karşı hizmetin ifasında gösterilen hızlı başarıdan doğar.
Vatanına, üçbuçuk eşkiyaya göz dikme cesareti verecek kadar maddeten ve manen zayıflatılmış bir orduyla; haklıya hakkını, suçluya cezasını derhal veremeyen bir adalet cihazıyla güçlü devlet kurulamaz.
Halkın selameti, diğer hizmetler bir yana, bu hizmetlerin caydırıcılığına bağlıdır. Caydırıcılık, teknik anlamda, koruyuculuk demektir. Her türlü tehlikeden milleti korumaya yönelik hizmetler devlet hizmetidir. Milleti düşman saldırısından, mikrop saldırısından, suç işleyenlerin saldırısından... korumak gibi. Caydırıcılık maddi olduğu kadar manevi gücü de gerektirir. Manevi güç inançtan, güvenden doğar. Ordusuna güvenen ve inanan bir milletin ordusu bu ölçüde güçlü olur ve caydırıcı olur. Manevi güç maddi gücü kat kat artırır. Aynı şekilde suçluyu caydıran, maddi imkanları çok yüksek bir adalet cihazı, halkın bu cihaza inancı ve güveni ölçüsünde manen de güçlenmiş olur. Güçlü bir ordu, güçlü bir adalet cihazı halkı selamete kavuşturur. Selametin olmadığı yerde hürriyet olmaz, istiklal olmaz, huzur olmaz, refah olmaz... kısaca devlet olmaz. Devletin olmadığı yerde millet olmaz.
Devlet bu hizmetleri en güçlü ve hızlı şekilde ifa ederken milleti de geliştirmeye mecburdur. Zaten milletin gelişmesi için ortam da sağlanmış olur. Millet milli kültür demektir. Milli kültüre sırt çeviren devlet varlık sebebini kaybetmiştir veya başkaları için vardır. Milli kültür, milli maneviyatı yüceltir. Milli maneviyat milleti yüceltir. Yüce millet yüce devlete layıktır. Ve ne pahasına olursa olsun onu kurar, ona kavuşur.
O halde işe, orduyu ve adaleti maddeten ve manen güçlendirmekten başlayarak, milli kültüre sarılmak, milli maneviyatı yükseltmek ve milli devlete kavuşmak gerekir.

Tanrı Türk’ü Korusun




<< Geri Dönün   | Çıktısını Al Bu Makalenin Çıktısını Al   |  Arkadaşına Gönder Bu haberi arkadaşına gönder


» Bu Yazı Hakkındaki Yorumunuz
Ad - Soyadı
Elmek
Mesajınız   (En fazla 5 bin karakter olabilir)     Kalan karakter:
 
 

» Yazarın Diğer Makaleleri


 

   
Aydınlar Ocağı